Komorbid Psikiyatrik Belirtileri Olan Bir Çocukta Yüksek İşlevli Otizmin Çözümlenmesi: Literatür Derlemesi Eşliğinde Olgu Sunumu
Anupama Vikram1
, Anitha Arumugam2
, Nithya M3
1Chettinad Health And Research Institute, Pediatrics, Chennai, India
2Chettinad Health And Research Institute, Medical Officer, Chennai, India
3Apollo Speciality Hospitals, Psychiatrist, Chennai, India
Anahtar Kelimeler: otizm spektrum bozukluğu, yüksek işlevli otizm, yanlış tanı, kendine zarar verici davranış, çocuk psikiyatrisi
Özet
Giriş: Dil veya zihinsel bozukluk eşlik etmeyen Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), eskiden Asperger sendromu olarak adlandırılırdı ve sosyal iletişimde eksiklikler, kısıtlı ilgi alanları ve davranışsal katılık ile karakterizedir. Konuşma becerisi yüksek ve zihinsel olarak yetenekli çocuklarda, özellikle kızlarda, temel otistik özellikler maskelenebilir ve bu durum sıklıkla birincil duygudurum, anksiyete veya psikotik bozukluklar olarak yanlış tanı konulmasına yol açar. Bu tür tanısal gecikmeler klinik sonuçları olumsuz etkileyebilir.
Olgu Sunumu: Artan agresyon, obsesif davranışlar, sosyal geri çekilme, duyusal aşırı duyarlılık ve kendine zarar verici davranışla başvuran 8 yaşında bir kız çocuğunun olgusunu sunuyoruz. İki yıllık süreç boyunca şizofreni ve bipolar bozukluk dahil olmak üzere birden fazla psikiyatrik tanı almış, antipsikotikler ve duygudurum düzenleyicileriyle tedavi edilmiş, ancak semptomları kötüleşmiştir. Erken sosyal gelişimsel kilometre taşlarına, duyusal profile ve semptom kümelenmesine odaklanan ayrıntılı bir yeniden değerlendirme, komorbid depresyon ve obsesif-kompulsif bozukluk ile birlikte yüksek işlevli OSB tanısına ulaşılmasını sağlamıştır. Farmakoterapi, bilişsel-davranışçı terapi, evde ve okulda yapılandırılmış çevresel düzenlemeler ve ebeveyn eğitimini içeren çok yönlü bir müdahale, belirgin klinik iyileşme sağlamıştır. Standart bir objektif değerlendirme aracı kullanılarak ölçülen yaşam kalitesi bir yıl içinde önemli ölçüde artmıştır.
Sonuç: Bu olgu, sosyal gelişimsel kilometre taşlarının dikkatli bir şekilde değerlendirilmesinin ve davranışsal semptomların izole psikiyatrik durumlar yerine birbiriyle ilişkili bir küme olarak yorumlanmasının önemini vurgulamaktadır. Özellikle bilişsel olarak ileri düzeyde olan çocuklarda yüksek işlevli OSB'nin erken tanınması, uygun müdahalelere olanak tanımakta ve uzun dönemli sonuçları önemli ölçüde iyileştirmektedir.

